Duygusal Sözler

-------------------Sponsorlu Bağlantılar----------------------

Duygusal Sözler, Güzel Duygusal Mesajlar, En duygusal Sözler, Duygusal Sözler Facebook, Anlamlı Duygusal Sözler, Sevgiliye Duygusal Mesajlar, Duygusal Aşk Sözleri, Kısa Duygusal Mesajlar;

Seni artık umursamıyorum diye yazılır, aklımdan hiç çıkmıyosun diye okunur.

Hayalleri mi bir köşede öldürüp hızlıca uzaklaştım ordan ama yine üstüm başım "Sen" oldu..

Ne tuhaf... İçimi acıtan da sendin, acımı dindirecek olanda..

Sakın yanlış anlama, kendimi yitirmiş değilim, sadece sende kayboldum o kadar.

-------------------Sponsorlu Bağlantılar----------------------

Tıpkı bir nefes gibisin. İçimde tuttuğum sürece benimsin. Bırakırsam gideceksin, bırakmazsam öldüreceksin.

Basit bir erkek, sevgilisini diğer kızlarla kıskandırır. Gerçek bir erkek ise, diğer kızları sevgilisiyle kıskandırır..

"Gitmek" sadece bir eylemdir, "unutmak" ise kocaman bir devrim..

Ya bir gün karşı karşıya geldiğimizde, birbirimize düşman gibi değil de pişman gibi bakarsak.

O kadar yoruldum ki artık hayattan, yoldan geçen bir taksiyi cevirip, "Uzaklaşan hayallerimi takip et '' diyesim var...

Ne güzel bir yalansın sen, Hep inandığım...

Keşke ilişkilerimiz Mustafa Topaloğlu'nun cümleleri gibi olsa başı gelse ama sonu hiç gelmese.

Bugün senin için bir şey yapmıyorsam, dün elimden geleni yaptığım içindir.

Aşk nedir diye sorma bana. Sen derim tamamlayamazsın.

Yanaklarım dururken canımı sıkman çok saçma..

Bazen dünyanın en zor mesleğidir.  Kendi duygularına tercüman olmak.

Öyle çok yanar ki canın, dünyadaki bütün suçları işlediğini sanırsın. Oysa sadece sevmişsindir.

Yaprak döken gençliğimin satır aralarında altı kırmızıyla çizilmiş ve tırnak içine alınmış suskunluğumun baş harflerisin.

Deniz, kumsaldaki kumları; zaman, geçmişteki anıları; siler. Ama hiç bir şey kalbimdeki gerçek sevgini silemez!

Madem yaşamak güzel ben niçin ağlıyorum, seni sevmek suç ise cezamı çekiyorum.

Sen çölde açmış bir çiçek olsaydın, seni kaybetmemek için ölene dek ağlardım…

Cama vuran her damlada bir tek sen varsın, ne diyorum biliyor musun her gün yağmur yağsın.

Mehtaplar kadar serin, denizler kadar derin, senin en güzel yerin, bana bakan gözlerin.

Son kibrit çöpüm gibi sakladım seni. Rüzgarsızdı hava, tiryakiydim üstelik. Yakmadım yine de seni.

Saçının bir teline dünyalar feda olsun, kalbin hep benimle dolu olsun.

Ben yağmur yüklü bir bulutum, kime çarpsam ağlarım.

Bazen insan öyle özlenir ki… Özlenen bilse, yokluğundan utanır.

Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamını taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi sorsaydın inan ki bir tanem her gün yağmur yağardı!

Düşünki ben yağmur damlasıyım, yere düştüm mü dağılırım. Düşünki ben bir kar tanesiyim, güneşi gördüm mü eririm. Düşünki sen benimsin gittin mi ölürüm.

Sensizliği dinlemek sessizliği dinlemekten zor ama en zoru sensizliğin sessizliğini dinlemek…

Adına şarkılar yazmadım diye resmini yollara çizmedim diye sanma ki sevgilim seni sevmedim.

Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki de mutluluk gülüşünde saklıdır. Sakın ağlama, gel ki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır.

Seni özlemek acı çekmekse o acıyı severek çekiyorum, seni sevmek günahsa hiç çekinmeden günaha giriyorum, sana tutkun olmak ölmekse al sana canımı veriyorum.

Mevsimin suçu yok; yokluğun soğuk…

Hasretim senelere dönse de ne aşkına bedduam ne de sana kinim var, bin bir dert çektirsen de seni mahşere kadar sevmeye yeminim var…

İsyan etme gökyüzü, ne yaparsan yap benim kadar ağlayamazsın!

Bunca çilenin sonu değil mi bir avuç toprak. Ölümden yana korkum yok, tek korkum unutulmak!

İsmin dudağımda oldu bir hece, bakışın sitemli aşksız bir bilmece, uykusuz kaldığım kaçıncı gece, sokak lambaları şahidim olsun!

Dağlarda çiçek solduğu zaman, göklerde bulut olduğu zaman, yağmurlar sel gibi aktığı zaman anla ki bir tanem ben geliyorum!.

Saçlarına ak düşsün istemem, gözlerine yas dolsun istemem. Bir tek dileğim var Rabbimden, mutluluklar senin olsun bir tanem!

Gönül bahçeleri yuvasız yersiz, hayatın tadı yok anladım sensiz, toprak mezar olsun bana kefensiz, yaşayamam sevgilim inan sensiz.

Hayalin gözümden bir gün biter mi, yazdığın yazıyı yıllar siler mi, ismini anmadan günler geçer mi, sensiz yasamak mümkün mü söyle!

Arzularını ve korkularını ortadan kaldır. Artık senin için hiç bir zalim kalmaz.

Aşkımın baharı sensin diyerek, kalbimin feryadı dinsin diyerek, hayatta yalnız seni severek, açılan gülümü dermeye geldim!

Hasretin bir yana, kahrın bir yana, sensizlik ne demek sorsunlar bana, bu hasretlik biter nasıl olsa, yine de sevgilim doyamam sana!

Dolmasın gözlerin düşündüğün an, geçmişle teselli bul zaman zaman, bu hasretlikte biter diye dayan, benden başkasını sevme ne olur!

Ben seni kalbime yar diyerek, gurbette sevgilim var diyerek,  alın yazıma boyun bükerek, güzel gözlerini görmeye geldim!

Mevsimlik bir çiçek misin bir bahar açıp bir bahar solasın? Vefasız bir gönüle mi düştün de dün hatırlanıp bu gün unutulasın? Asla unutma ki hep aklımdasın!

İnsanı yaşlandıran yaşadığı yıllar değil, ulaşamadığı arzularıdır. Hayatta en acı şey felaketler değil, yaşanması mümkün iken yaşanmayan mutluluklardır!

Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır; geçip giden zaman.

Eğer beni bu sokakta, bu semtte, bu şehirde bulamazsan sevgilim bil ki ben, gözlerinin daldığı yerdeyim.

Sen bir şey söylemeden gidersin değil mi? Hem de öyle bir gidersin ki; bırak yaşamayı insanın nefes alması bile yarım kalır.

Kadın ilk öpücükte neler kazanacağını bilemez, ama son öpücükte neler kaybettiğini bilir.

Daha cesurum artık. Keşke dememek için çabalamıyorum. İçimde büyütmüyorum hiçbir şeyi ve kimseyi. Hiç hayatımdan çıkmayacakmış gibi davranmıyorum. Gitmek isteyene bir yolda ben çiziyorum… Selametle…

Bu dünyada, öyle ya da böyle yaptığın her şeyin hesabını verirsin. Hiçbir şey karşılıksız değildir. Tanrı’nın merhameti dışında.

Mutsuzluk yaşadığımız olayda değil, bizim ona gösterdiğimiz tepkidedir.

Gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir.

Kalbim seni unutacak kadar adi ise ellerim onu parçalayacak kadar asildir.

Gül bahçesinde geçse de ömrüm, inan üstüne gül koklamam gülüm, seni koklamak olsa da ölüm, uğrunda ölmeye değer gülüm…

Kadın, insanın gölgesi gibidir; kovalarsanız kaçar, kaçarsanız kovalar.

Seni yıldızlara benzetiyorum! Onlar kadar etkileyici, çekici ve güzelsin ama aranızda tek fark var onlar milyonlarca sen bir tanesin.

Gönülden gönüle köprü kurarken sağlam olmasına dikkat et… Üzerinden geçecek ağır duyguları taşıyabilsin…

Sevilmek umuduyla sevmek insanidir. Fakat sevmek için sevmek, meleklere mahsustur.

Bir insanın en büyük hatası; gereğinden fazla değer vermek değil, kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir.

Hayat o kadar acımasız ki; bazen doğru olanı yapmak için en çok istediklerimizden vazgeçmemiz gerekir. Hayallerimizden bile.

Eğer dönüp gittiğinde arkandan gelmiyorsa, o zaman dönüp giderek doğru şeyi yapmışsın demektir.

Gözümü bağlayıp sırtımdan itip atsalar; yine senin yanına düşerim, yer çekimi değil, yar çekimi.

Bazen acıyla tanışmanın adıdır aşk, uçmaya kanat aramak değil, uçuruma kanatsız atlamaktır.

Seni özlemenin ne demek olduğunu sor bana. Yetmiş iki dilde anlatabilirim. Kitabını yazabilirim sayfalarca. Yalnızlığın rezilliğini, kokuşmuşluğunu ve çıplaklığını da. Ama hiç kimse kavuşmanın güzelliğini sormasın bana, anlatamam. Ben sana hiç kavuşmadım ki…

Özledin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, şiirler yazdın. Peki o ne yaptı  deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta.

İki insanın iyi geçinmesi hiç kusursuz olmalarıyla değil, birbirlerinin kusurlarını hoş görmeleriyle sağlanır.

Ne ölmek nefessiz kalmaktır ne de yaşamak nefes almaktır. Yaşamak; sevilmeyi hak eden birine yaşamını harcamaktır.

“Üzgünüm” diye başlayan bir cümle duyarsanız şayet, hazır olun! Cümlenin sonunda üzgün olan tek kişi siz olacaksınız.

Seni sevmiyorum diyerek gitmişti. Halbuki ben ondan beni sevmesini istememiştim ki! Sadece onu nasıl bir aşk’ la sevdiğimi görmesiydi tek istediğim…

İnsanların ne kadar kötü olduklarını görmek beni hiç şaşırtmıyor fakat bu yüzden hiç utanmadıklarını görünce çok şaşırıyorum.

Seni kaybettiğim için değil, kaydettiğim için acı çekiyorum.

Aşkın mantığı olmaz. Sakın ha! Dostum içme aşk zehrini su diye aşk pınarından, ya Ferhat gibi atlarsın kayalardan ya da mecnun olur dolaşırsın çöllerde kahrından.

Baharın gelmesiyle taşlar yeşermez toprak ol ki sende renk renk güller açsın.

Sevmek ölmektir bence, ben de sevmiştim ölmeden önce…

Aslında suçum yok hakim bey bende yakmak istemezdim bu şehri ama ne yapayım üşümesin sevdiğimin elleri…

Gece gündüzden, doğru yanlıştan kaçar. Güneş yalnızdır ama etrafına ışık saçar. Yalnızım diye üzülme! Kargalar sürüyle, kartallar yalnız uçar.

Sert rüzgarlar karanlık geceleri severmiş, aynen benim seni sevdiğim gibi.

Hayatı tesbih yaptım bazen çekiyorum, bazen sallıyorum.

Unutmak zor, anlatmak imkansız.  Çünkü; Sen, unutuldukça hatırlanan anlatıldıkça hiç bitmeyensin.

Geldiğin kadar değil göründüğün kadar mutlusun ve sakın ola unutma gittiğin kadar değil hak ettiğin kadar unutulursun.

Gel seninle Dünya’yı paylaşalım; Deniz senin olsun; kumsal benim. Ay senin olsun; yıldızlar benim. Ya da gel şöyle yapalım; Her şey senin olsun… Sende benim.

Hayatıma girip canıma can kattığın için, bir gülüşünle beni mutlu ettiğin için, kör olup senden başka kimseyi göremediğimi anlayıp kalbinin kapılarını bana açtığın için teşekkür ederim. Seni Seviyorum.

Dünya’nın en güzel şeyini sana vermek isterdim ama seni sana nasıl verebilirim ki…

Aslında benim gözlerim kahverengi güneşe bakınca ela sana bakınca çok fena oluyor…

Atomu çekirdeğine kadar çözdüm ama senin o güzel gözlerinin ardındaki sırrı çözemedim.

Aslında yaprak ağaçtan sıkılmıştı sonbahar bahane…

Dokunabilir misin yüreğime? Tutabilir misin dalgın bakışlarımı?  Avuçlarının içine ismimi kazıyabilir misin? Silinmemecesine. Sevgileri ilk günkü gibi yüreğinde taşıyabilir misin? Her yıl dönümünde yüreğinde sakladığın sevgileri gösterebilir misin? Bana sunabilir misin bir çiçek demetinde? Güneş gözlerimin ateşinde yanmayı göze alabilir misin? Ömrün yettiğince… Cesaretin var mı? Varsa söyle… Eğer sadık kalabileceksen sözlerine, ben hazırım yıllara karşı koymaya… Başını sallama öyle, yolunu almış bir aşka…

Dikenli tellerden bir kelepçe hazırlayın, takın bileklerime kanasın. Asın beni o yarin gözlerine, cesedim gözyaşlarıyla yıkansın.

Bir mum ateşe gönül vermiş, ateş onu eritip tüketse de razıymış. Çünkü onu çok seviyormuş. Bu sevgiye hayatını adayan mumun tek korkusu, o eridiğinde ateşin sönmesiymiş…

Sen çölde bir gül olsan seni kurutmamak için göz yaşlarımla sulardım.

Zaten ben hep gitmişimdir; kimilerinin hoşuna, kimilerinin zoruna…

Dışarda yağmur, kalbimde rüzgar,  seviyorum seni dünyalar kadar. Yüreğim yanar, gözlerim ağlar, içimde sadece senin hasretin var.

Eğer bir dilek hakkım olsaydı benim hayatıma getirdiğin mutluluğun aynısını sana getirmeyi dilerdim. Sevmenin nasıl bir şey olduğunu hissetmeni dilerdim.

Sevmek ‘seviyorum’ demek değil, yüreğinde hissetmektir. Ve aşk yanında olanı sevmek değil, bazen gelmeyecek birini beklemektir.

Sevmek mi? Hiç duymadım ki… Gülmek mi? Çoktan unuttum… Yaşamak mı? Oda ne… Aşk mı? Büyük bir yalan… Yalnızlık mı? İşte o benim dünyam!

Ne dil yeter seni anlatmaya, ne göz kıyar sana bakmaya, ne ellerim dayanır sana dokunmaya, ne kollarım uzanır sana sarılmaya, hiç ömür yeter mi? Seninle beraber olmaya be gülüm!

Seni sevdim! Bütün korkularımdan sıyrılarak sevdim, bütün çaresizliklerimi elimin tersiyle iterek sevdim, kimliğimi ayaklar altına sererek sana geldim. Ama sen, kimliğimi hiçe sayarak beni terk ediyorsun.

Haykırdım ama asla isyan etmedim… Ağladım ama belli etmedim…Çaresizdim ama pes etmedim… Sensizdim ama senden asla vazgeçmedim.

Karakolların kirli dosyalarına adım hırsız diye işlenmiş! Neymiş! Yarınlardan bir avuç umut çalmıştım.

Sorarlarsa beni sana, sevilmeden seviyordu, de. Ne kadarda saftı, de. O kadar seviyordu ki kaldıramadım, de. İçinde bir ateş yaktım halen yanıyor, de. Gitmeyince, aramayınca, eridi bitti, de. Bir de dünyası vardı onu da ben kararttım, de. Kendi eliyle bir çukur açtı bende gömdüm, de…

Seni severken yaşadığımı, seni sevdikten sonra varlığımı, seni kaybettikten sonra öldüğümü, anladım…

Yokluğunun kurduğu acılardan bir yol çizdim yüreğime, artık dönsen de olur dönmesen de… Bir gün bu yürek bu bedene ağır geldiğinde, senide unuturum sevgini de. Alacaklarım kaldı sende biraz sevgi biraz gurur. Sana ihanetin adını sorduğumda adı yok demiştin. Şimdi ben son sözümü söylüyorum. Unutma ihanetin adı yoksa affı da yoktur.

Biri olacaksa geçmişimi merak ederek değil geleceğimi hayal ederek gelsin.

Güvendiğiniz dağlara karlar yağdığında en güzel çare dağ ile karı baş başa bırakmaktır. Gün gelip karlar eridiğinde dağ yolunuzu gözleyince, en güzel cevap başka bir dağdan selam yollamaktır.

Kıymet bilmek gidenin arkasından ağlamak değil, kıymet bilmek yanındayken sımsıkı sarılmaktır.

Eğer bir insan çok gülümsüyorsa, emin olun yüreğinde çok büyük depremler vardır. Çünkü, acıyan kalbidir ve kimse bilsin istemez.

Biraz sevmek yoktur hayatta, ya tam seveceksin ya da vazgeçeceksin.

Bunlarda İlginizi Çekebilir:

-------------------Sponsorlu Bağlantılar----------------------

 

 

Paylaş
comments

Resimli Mesajlar

ando

   İsim Rehberi                     

   Şiirler                                

 

 Burç Sözleri

akrep-150x150aslan-150x150balik1-150x150

 basak-150x150boga-150x150ikizler-150x150

koc-150x150kova-150x150oglak-150x150

 terazi-150x150yay-150x150yengec-150x150

 Özlü Sözler